Listem 0 Kaydedilenler 0

Âl-i Yâsîn Ziyareti — Arapça Metni, Türkçe Okunuşu ve Anlamı

زِيَارَةُ آلِ يَاسِين

Ali Fani 8:03 Türkçe altyazılı Ziyaretler

Âl-i Yâsîn Ziyareti — Ali Fani YouTube

Âl-i Yâsîn Ziyareti, bizzat İmam Mehdi (a.f) tarafından nakledilen ve Kendisine yönelmek, Allah'a yakınlaşmak ve itikat esaslarını şahit tutmak amacıyla okunan en şerefli ziyaret dualarındandır. İmam Zaman'a (a.f) her anında ve halinde selam göndererek biat ve bağlılığı dile getirir.

Ne zaman okunur? İmam Mehdi'ye (a.f) ruhi yakınlık kurmak, dünya ve ahiret müşküllerinin halli, imanın ve amellerin muhafazası ile ahirette Ehl-i Beyt'in şefaatine nail olmak için okunması hararetle tavsiye edilmiştir.

Kaynak: İmam Mehdi (a.f) — Mefâtîhu'l-Cenân / İhticâc (et-Tabarsi)

Âl-i Yâsîn Ziyareti Arapça Metni

سَلاَمٌ عَلَى آلِ يس، السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا دَاعِيَ اللهِ وَرَبَّانِيَّ آيَاتِهِ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا بَابَ اللهِ وَدَيَّانَ دِينِهِ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا خَلِيفَةَ اللهِ وَنَاصِرَ حَقِّهِ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا حُجَّةَ اللهِ وَدَلِيلَ إِرَادَتِهِ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا تَالِيَ كِتَابِ اللهِ وَتَرْجُمَانَهُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ فِي آنَاءِ لَيْلِكَ وَأَطْرَافِ نَهَارِكَ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا بَقِيَّةَ اللهِ فِي أَرْضِهِ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا مِيثَاقَ اللهِ الَّذِي أَخَذَهُ وَوَكَّدَهُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ يَا وَعْدَ اللهِ الَّذِي ضَمِنَهُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا الْعَلَمُ الْمَنْصُوبُ وَالْعِلْمُ الْمَصْبُوبُ وَالْغَوْثُ وَالرَّحْمَةُ الْوَاسِعَةُ، وَعْداً غَيْرَ مَكْذُوبٍ.

السَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تَقُومُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تَقْعُدُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تَقْرَأُ وَتُبَيِّنُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تُصَلِّي وَتَقْنُتُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تَرْكَعُ وَتَسْجُدُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تُهَلِّلُ وَتُكَبِّرُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تَحْمَدُ وَتَسْتَغْفِرُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ حِينَ تُصْبِحُ وَتُمْسِي، السَّلاَمُ عَلَيْكَ فِي اللَّيْلِ إِذَا يَغْشَى وَالنَّهَارِ إِذَا تَجَلَّى، السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا الإِمَامُ الْمَأْمُونُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ أَيُّهَا الْمُقَدَّمُ الْمَأْمُولُ، السَّلاَمُ عَلَيْكَ بِجَوَامِعِ السَّلاَمِ.

أُشْهِدُكَ يَا مَوْلاَيَ أَنِّي أَشْهَدُ أَنْ لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللهُ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ، وَأَنَّ مُحَمَّداً عَبْدُهُ وَرَسُولُهُ لاَ حَبِيبَ إِلاَّ هُوَ وَأَهْلُهُ، وَأُشْهِدُكَ يَا مَوْلاَيَ أَنَّ عَلِيّاً أَمِيرَ الْمُؤْمِنِينَ حُجَّتُهُ، وَالْحَسَنَ حُجَّتُهُ، وَالْحُسَيْنَ حُجَّتُهُ، وَعَلِيَّ بْنَ الْحُسَيْنِ حُجَّتُهُ، وَمُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ حُجَّتُهُ، وَجَعْفَرَ بْنَ مُحَمَّدٍ حُجَّتُهُ، وَمُوسَى بْنَ جَعْفَرٍ حُجَّتُهُ، وَعَلِيَّ بْنَ مُوسَى حُجَّتُهُ، وَمُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ حُجَّتُهُ، وَعَلِيَّ بْنَ مُحَمَّدٍ حُجَّتُهُ، وَالْحَسَنَ بْنَ عَلِيٍّ حُجَّتُهُ، وَأَشْهَدُ أَنَّكَ حُجَّتُ اللهِ.

أَنْتُمُ الأَوَّلُ وَالآخِرُ، وَأَنَّ رَجْعَتَكُمْ حَقٌّ لاَ رَيْبَ فِيهَا يَوْمَ لاَ يَنْفَعُ نَفْساً إِيمَانُهَا لَمْ تَكُنْ آمَنَتْ مِنْ قَبْلُ أَوْ كَسَبَتْ فِي إِيمَانِهَا خَيْراً، وَأَنَّ الْمَوْتَ حَقٌّ، وَأَنَّ نَاكِراً وَنَكِيراً حَقٌّ، وَأَشْهَدُ أَنَّ النَّشْرَ حَقٌّ وَالْبَعْثَ حَقٌّ، وَأَنَّ الصِّرَاطَ حَقٌّ وَالْمِرْصَادَ حَقٌّ، وَالْمِيزَانَ حَقٌّ وَالْحَشْرَ حَقٌّ، وَالْحِسَابَ حَقٌّ وَالْجَنَّةَ وَالنَّارَ حَقٌّ، وَالْوَعْدَ وَالْوَعِيدَ بِهِمَا حَقٌّ.

يَا مَوْلاَيَ شَقِيَ مَنْ خَالَفَكُمْ وَسَعِدَ مَنْ أَطَاعَكُمْ، فَاشْهَدْ عَلَى مَا أَشْهَدْتُكَ عَلَيْهِ، وَأَنَا وَلِيٌّ لَكَ بَرِيءٌ مِنْ عَدُوِّكَ، فَالْحَقُّ مَا رَضِيتُمُوهُ، وَالْبَاطِلُ مَا أَسْخَطْتُمُوهُ، وَالْمَعْرُوفُ مَا أَمَرْتُمْ بِهِ، وَالْمُنْكَرُ مَا نَهَيْتُمْ عَنْهُ، فَنَفْسِي مُؤْمِنَةٌ بِاللهِ وَحْدَهُ لاَ شَرِيكَ لَهُ وَبِرَسُولِهِ وَبِأَمِيرِ الْمُؤْمِنِينَ، وَبِكُمْ يَا مَوْلاَيَ أَوَّلِكُمْ وَآخِرِكُمْ، وَنُصْرَتِي مُعَدَّةٌ لَكُمْ وَمَوَدَّتِي خَالِصَةٌ لَكُمْ، آمِينَ آمِينَ.

Âl-i Yâsîn Ziyareti Okunuşu

Selâmun alâ Âl-i Yâsîn. Es-selâmu aleyke yâ dâiyallâhi ve rabbâniyye âyâtih. Es-selâmu aleyke yâ bâballâhi ve deyyâne dînih. Es-selâmu aleyke yâ halîfetallâhi ve nâsira hakkih. Es-selâmu aleyke yâ huccetallâhi ve delîle irâdetih. Es-selâmu aleyke yâ tâliye kitâbillâhi ve tercumâneh. Es-selâmu aleyke fî ânâi leylike ve etrâfi nehârik. Es-selâmu aleyke yâ bakiyyetallâhi fî ardih. Es-selâmu aleyke yâ mîsâkallâhil-lezî ehezehu ve vekkedeh. Es-selâmu aleyke yâ va’dallâhil-lezî damineh. Es-selâmu aleyke eyyuhel-alemul-mensûb, vel-ilmul-mesbûb, vel-gaysu ver-rahmetul-vâsiah, va’den gayra mekzûb.

Es-selâmu aleyke hîne tekûm. Es-selâmu aleyke hîne tek’ud. Es-selâmu aleyke hîne takrau ve tubeyyin. Es-selâmu aleyke hîne tusallî ve teknut. Es-selâmu aleyke hîne tarka’u ve tescud. Es-selâmu aleyke hîne tuhallilu ve tukebbir. Es-selâmu aleyke hîne tahmedu ve testağfir. Es-selâmu aleyke hîne tusbihu ve tumsî. Es-selâmu aleyke fîl-leyli izâ yağşâ ven-nehâri izâ tecellâ. Es-selâmu aleyke eyyuhel-imâmul-me’mûn. Es-selâmu aleyke eyyuhel-mukaddemul-me’mûl. Es-selâmu aleyke bicevâmii-selâm.

Uşhiduke yâ mevlâye ennî eşhedu en lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerîke leh, ve enne muhammeden abduhu ve rasûluh, lâ habîbe illâ huve ve ehluh. Ve uşhiduke yâ mevlâye enne aliyyen emîrel-mu’minîne huccetuh, vel-hasane huccetuh, vel-huseyne huccetuh, ve aliyyebnel-huseyni huccetuh, ve muhammedebne aliyyin huccetuh, ve ca’ferebne muhammedin huccetuh, ve mûsebne ca’ferin huccetuh, ve aliyyebne mûsâ huccetuh, ve muhammedebne aliyyin huccetuh, ve aliyyebne muhammedin huccetuh, vel-hasanebne aliyyin huccetuh. Ve eşhedu enneke huccetullâh.

Entumul-evvelu vel-âhir. Ve enne rac’atekum hakkun lâ reybe fîhâ, yevme lâ yenfeu nefsen îmânuhâ lem tekun âmenet min kablu ev kesebet fî îmânihâ hayrâ. Ve ennel-mevte hakk, ve enne nâkiran ve nekîran hakk, ve eşhedu ennel-ba’se hakk, ven-nuşûre hakk, ve ennes-sirâta hakk, vel-mirsâde hakk, vel-mîzâne hakk, vel-haşre hakk, vel-hisâbe hakk, vel-cennete ven-nâra hakk, vel-va’de vel-vaîde bihimâ hakk.

Yâ mevlâye şakiye men hâlefekum ve saide men etâakum. Feşhed alâ mâ uşhidtuke aleyh, ve ene veliyyun leke, berîun min aduvvik. Fel-hakku mâ radîtumûh, vel-bâtilu mâ eshattumûh, vel-ma’rûfu mâ emertum bihi, vel-munkeru mâ neheytum anh. Fe-nefsî mu’minetun billâhi vahdehu lâ şerîke leh, ve bi-rasûlihi ve bi-emîril-mu’minîn, ve bikum yâ mevlâye evvelikum ve âhirikum. Ve nusrretî mukaddemetun lekum, ve meveddetî hâlisatun lekum, âmîne âmîn.

Âl-i Yâsîn Ziyareti Anlamı

Selâm olsun Yâsîn’in soyuna! Selâm olsun sana ey Allah’a çağıran ve O’nun ayetlerinin ilahî koruyucusu! Selâm olsun sana ey Allah’ın kapısı ve dininin mutlak hâkimi! Selâm olsun sana ey Allah’ın halifesi ve hakkının yardımcısı! Selâm olsun sana ey Allah’ın hücceti ve iradesinin kılavuzu! Selâm olsun sana ey Allah’ın kitabını okuyan ve onu açıklayan! Selâm olsun sana gecenin saatlerinde ve gündüzün her anında! Selâm olsun sana ey Allah’ın yeryüzündeki bakiyesi! Selâm olsun sana ey Allah’ın aldığı ve pekiştirdiği ahdi! Selâm olsun sana ey Allah’ın kefil olduğu vaadi! Selâm olsun sana ey dikilmiş sancak, akıtılmış ilim, sığınak ve geniş rahmet! Bu, yalanlanamayacak mutlak bir vaaddir.

Ayağa kalktığında sana selâm olsun! Oturduğunda sana selâm olsun! Kur'an okuduğunda ve beyan ettiğinde sana selâm olsun! Namaz kıldığında ve kunut tuttuğunda sana selâm olsun! Rükuya vardığında ve secde ettiğinde sana selâm olsun! La ilahe illallah deyip tekbir getirdiğinde sana selâm olsun! Hamdettiğinde ve istiğfar ettiğinde sana selâm olsun! Sabahladığında ve akşamladığında sana selâm olsun! Bürüdüğü zaman geceye ve tecelli ettiği zaman gündüze selâm olsun! Selâm olsun sana ey kendisine güvenilen emniyetli imam! Selâm olsun sana ey öne geçirilen ve ümit bağlanan lider! Selâm olsun sana selâmın en kapsamlısıyla!

Seni şahit tutuyorum ey mevlam; şehadet ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur, tektir ve ortağı yoktur. Ve şehadet ederim ki Muhammed O’nun kulu ve elçisidir; O’ndan ve onun Ehl-i Beyt’inden başka sevgili yoktur. Ve seni şahit tutuyorum ey mevlam; şehadet ederim ki Müminlerin Emiri Ali O’nun hüccetidir, Hasan O’nun hüccetidir, Hüseyin O’nun hüccetidir, Ali b. Hüseyin O’nun hüccetidir, Muhammed b. Ali O’nun hüccetidir, Cafer b. Muhammed O’nun hüccetidir, Musa b. Cafer O’nun hüccetidir, Ali b. Musa O’nun hüccetidir, Muhammed b. Ali O’nun hüccetidir, Ali b. Muhammed O’nun hüccetidir, Hasan b. Ali O’nun hüccetidir. Ve şehadet ederim ki şüphesiz sen de Allah’ın hüccetisin.

Sizler ilksiniz ve sonsunuz. Sizin dönüşünüz (ric'at) haktır, onda hiçbir şüphe yoktur; o gün, daha önce iman etmemiş veya imanında bir hayır kazanmamış kimseye imanı fayda vermez. Şehadet ederim ki ölüm haktır, Münker ve Nekir haktır. Şehadet ederim ki öldükten sonra yayılmak haktır, dirilmek haktır, Sırat haktır, Mirsad haktır, Mizan haktır, Haşir haktır, Hesap haktır, Cennet ve Cehennem haktır, bunlarla ilgili vaat ve tehditler haktır.

Ey mevlam! Size muhalefet eden bedbaht olmuş, size itaat eden ise saadete ermiştir. Seni şahit tuttuğum şeylere şahit ol! Ben senin dostunum, senin düşmanından ise uzağım. Hak, sizin razı olduğunuz şeydir; batıl ise sizin öfkelendiğiniz şeydir. Maruf, sizin emrettiğiniz; münker ise sizin nehyettiğinizdir. Benim nefsim; tek ve ortağı olmayan Allah’a, O’nun Resulü’ne, Müminlerin Emiri’ne ve sizin ilkinizden sonunuza kadar hepinize iman etmiştir. Yardımımla size katılmaya hazırım ve sevgim halisane sadece sizindir. Amin, amin.

Âl-i Yâsîn Ziyareti Hangi İsimlerle Bilinir?

Bu dua kaynaklarda ve halk arasında şu adlarla da anılır: Âl-i Yâsîn Ziyareti, Ziyaret-i Âl-i Yâsîn, İmam Mehdi Âl-i Yâsîn Ziyareti, زیارة آل ياسين.