Listem 0 Kaydedilenler 0

Ahd Duası — Arapça Metni, Türkçe Okunuşu ve Anlamı

دُعَاءُ الْعَهْد

Ali Fani 8:36 Türkçe altyazılı Ferec ve Zuhur Duaları

Ahd Duası — Ali Fani YouTube

Ahd Duası, İmam Cafer Sadık'tan (a.s) nakledilmiş olup İmam Mehdi (a.f) ile ahit ve biati yenilemek amacıyla okunur. İmam Zaman'ın (a.f) gaybet döneminde bilhassa sabahları okunması tavsiye edilen bu dua, müminin kıyamet gününe kadar İmam'a olan sadakatini ve yardım arzusunu tazeler.

Ne zaman okunur? Bu duayı kırk sabah boyunca aralıksız okuyan kimsenin İmam Mehdi'nin (a.f) yarenlerinden ve yardımcılarından olacağı, zuhurdan önce vefat etse dahi Allah'ın izniyle mezarından çıkarılarak İmam'ın hizmetine gireceği rivayet edilmiştir.

Kaynak: İmam Cafer Sadık (a.s) — Mefâtîhu'l-Cenân / Bihâru'l-Envâr

Ahd Duası Arapça Metni

اَللَّهُمَّ رَبَّ النُّورِ الْعَظِیمِ وَرَبَّ الْکرْسِی الرَّفِیعِ وَرَبَّ الْبَحْرِ الْمَسْجُورِ وَمُنْزِلَ التَّوْرَاةِ وَالْإِنْجِیلِ وَالزَّبُورِ وَرَبَّ الظِّلِّ وَالْحَرُورِ وَمُنْزِلَ الْقُرْآنِ الْعَظِیمِ وَرَبَّ الْمَلائِکةِ الْمُقَرَّبِینَ وَالْأَنْبِیاءِ وَالْمُرْسَلِینَ، اَللَّهُمَّ إِنِّی أَسْأَلُک بِوَجْهِک الْکرِیمِ وَبِنُورِ وَجْهِک الْمُنِیرِ وَمُلْکک الْقَدِیمِ، یا حَی یا قَیومُ أَسْأَلُک بِاسْمِک الَّذِی أَشْرَقَتْ بِهِ السَّمَاوَاتُ وَالْأَرَضُونَ وَبِاسْمِک الَّذِی یصْلَحُ بِهِ الْأَوَّلُونَ وَالْآخِرُونَ، یا حَیا قَبْلَ کلِّ حَی وَیا حَیا بَعْدَ کلِّ حَی وَیا حَیا حِینَ لا حَی، یا مُحْیی الْمَوْتَی وَمُمِیتَ الْأَحْیاءِ، یا حَی لا إِلَهَ إِلا أَنْتَ.

اَللَّهُمَّ بَلِّغْ مَوْلانَا الْإِمَامَ الْهَادِی الْمَهْدِی الْقَائِمَ بِأَمْرِک صَلَوَاتُ اللَّهِ عَلَیهِ وَعَلَی آبَائِهِ الطَّاهِرِینَ عَنْ جَمِیعِ الْمُؤْمِنِینَ وَالْمُؤْمِنَاتِ فِی مَشَارِقِ الْأَرْضِ وَمَغَارِبِهَا سَهْلِهَا وَجَبَلِهَا وَبَرِّهَا وَبَحْرِهَا وَعَنِّی وَعَنْ وَالِدَی مِنَ الصَّلَوَاتِ زِنَةَ عَرْشِ اللَّهِ وَمِدَادَ کلِمَاتِهِ وَمَا أَحْصَاهُ عِلْمُهُ وَأَحَاطَ بِهِ کتَابُهُ.

اَللَّهُمَّ إِنِّی أُجَدِّدُ لَهُ فِی صَبِیحَةِ یوْمِی هَذَا وَمَا عِشْتُ مِنْ أَیامِی عَهْدا وَعَقْدا وَبَیعَةً لَهُ فِی عُنُقِی لا أَحُولُ عَنْهَا وَلا أَزُولُ أَبَدا، اَللَّهُمَّ اجْعَلْنِی مِنْ أَنْصَارِهِ وَأَعْوَانِهِ وَالذَّابِّینَ عَنْهُ وَالْمُسَارِعِینَ إِلَیهِ فِی قَضَاءِ حَوَائِجِهِ وَالْمُمْتَثِلِینَ لِأَوَامِرِهِ وَالْمُحَامِینَ عَنْهُ وَالسَّابِقِینَ إِلَی إِرَادَتِهِ وَالْمُسْتَشْهَدِینَ بَینَ یدَیهِ.

اَللَّهُمَّ إِنْ حَالَ بَینِی وَبَینَهُ الْمَوْتُ الَّذِی جَعَلْتَهُ عَلَی عِبَادِک حَتْما مَقْضِیا فَأَخْرِجْنِی مِنْ قَبْرِی مُؤْتَزِرا کفَنِی شَاهِرا سَیفِی مُجَرِّدا قَنَاتِی مُلَبِّیا دَعْوَةَ الدَّاعِی فِی الْحَاضِرِ وَالْبَادِی.

اَللَّهُمَّ أَرِنِی الطَّلْعَةَ الرَّشِیدَةَ وَالْغُرَّةَ الْحَمِیدَةَ وَاکحُلْ نَاظِرِی بِنَظْرَةٍ مِنِّی إِلَیهِ وَعَجِّلْ فَرَجَهُ وَسَهِّلْ مَخْرَجَهُ وَأَوْسِعْ مَنْهَجَهُ وَاسْلُک بی‌مَحَجَّتَهُ وَأَنْفِذْ أَمْرَهُ وَاشْدُدْ أَزْرَهُ، وَاعْمُرِ اللَّهُمَّ بِهِ بِلادَک وَأَحْی بِهِ عِبَادَک فَإِنَّک قُلْتَ وَقَوْلُک الْحَقُّ «ظَهَرَ الْفَسَادُ فِی الْبَرِّ وَالْبَحْرِ بِمَا کسَبَتْ أَیدِی النَّاسِ».

فَأَظْهِرِ اللَّهُمَّ لَنَا وَلِیک وَابْنَ بِنْتِ نَبِیک الْمُسَمَّی بِاسْمِ رَسُولِک حَتَّی لا یظْفَرَ بِشَیءٍ مِنَ الْبَاطِلِ إِلا مَزَّقَهُ وَیحِقَّ الْحَقَّ وَیحَقِّقَهُ، وَاجْعَلْهُ اللَّهُمَّ مَفْزَعا لِمَظْلُومِ عِبَادِک وَنَاصِرا لِمَنْ لا یجِدُ لَهُ نَاصِرا غَیرَک وَمُجَدِّدا لِمَا عُطِّلَ مِنْ أَحْکامِ کتَابِک وَمُشَیدا لِمَا وَرَدَ مِنْ أَعْلامِ دِینِک وَسُنَنِ نَبِیک صَلَّی اللَّهُ عَلَیهِ وَآلِهِ، وَاجْعَلْهُ اللَّهُمَّ مِمَّنْ حَصَّنْتَهُ مِنْ بَأْسِ الْمُعْتَدِینَ.

اَللَّهُمَّ وَسُرَّ نَبِیک مُحَمَّدا صَلَّی اللَّهُ عَلَیهِ وَآلِهِ بِرُؤْیتِهِ وَمَنْ تَبِعَهُ عَلَی دَعْوَتِهِ وَارْحَمِ اسْتِکانَتَنَا بَعْدَهُ، اَللَّهُمَّ اکشِفْ هَذِهِ الْغُمَّةَ عَنْ هَذِهِ الْأُمَّةِ بِحُضُورِهِ وَعَجِّلْ لَنَا ظُهُورَهُ إِنَّهُمْ یرَوْنَهُ بَعِیدا وَنَرَاهُ قَرِیبا بِرَحْمَتِک یا أَرْحَمَ الرَّاحِمِینَ.

اَلْعَجَلَ الْعَجَلَ یا مَوْلای یا صَاحِبَ الزَّمَانِ

Ahd Duası Okunuşu

Allâhumme rabben-nûril-azîm, ve rabbel-kursiyyir-refî', ve rabbel-bahril-mescûr, ve munzilet-Tevrâti vel-İncîli vez-Zebûr, ve rabbez-zilli vel-harûr, ve munzilel-Kur'ânil-azîm, ve rabbel-melâiketil-mugarrebîne vel-enbiyâi vel-murselîn. Allâhumme innî es'eluke bi-vechikel-kerîm, ve bi-nûri vechikel-munîr, ve mulkikel-gadîm. Yâ hayyu yâ gayyûm! Es'eluke bismikellezî eşregat bihis-semâvâtu vel-arezûn, ve bismikellezî yeslahu bihil-evvelûne vel-âkhirûn. Yâ hayyen gable kulli hay, ve yâ hayyen ba'de kulli hay, ve yâ hayyen hîne lâ hay. Yâ muhyiyel-mevtâ ve mumîtel-ehyâ. Yâ hayyu lâ ilâhe illâ ent.

Allâhumme belliğ mevlânel-imâmel-hâdiyel-Mehdiyyel-gâime bi-emrik, selavâtullâhi aleyhi ve alâ âbâihit-tâhirîn, an cemî'il-mu'minîne vel-mu'minât fî meşârigil-erzi ve meğâribihâ, sehlihâ ve cebelihâ ve berrihâ ve bahrihâ, ve annî ve an vâlideyye mines-selavâti zinete arşillâh, ve midâde kelimâtih, ve mâ ehsâhu ilmuh, ve ehâte bihî kitâbuh.

Allâhumme innî uceddidu lehû fî sabîhati yevmî hâzâ ve mâ iştu min eyyâmî ahden ve agden ve bey'aten lehû fî unugî, lâ ehûlu anhâ ve lâ ezûlu ebedâ. Allâhummec'alnî min ansârihî ve a'vânih, vez-zâbbîne anh, vel-musâri'îne ileyhi fî gazâi havâicih, vel-mumtesilîne li-evâmirih, vel-muhâmîne anh, ves-sâbigîne ilâ irâdetih, vel-musteşhedîne beyne yedeyh.

Allâhumme in hâle beynî ve beynehul-mevtullezî cealtehû alâ ibâdike hatmen megziyyâ, fe-ehricnî min gabrî mu'teziren kefenî, şâhiren seyfî, mucerriden ganâtî, mulebbiyen da'veted-dâ'î fil-hâziri vel-bâdî.

Allâhumme erinit-tal'ater-reşîdete vel-gurretel-hamîdeh, vekhul nâzirî bi-nazretin minnî ileyh, ve accil fereceh, ve sehhil mahreceh, ve evsi' menheceh, vesluk bî mehecceteh, ve enfiz emreh, veşdud ezreh, va'murillâhumme bihî bilâdek, ve ehyi bihî ibâdek, fe-inneke gulte ve gavlukel-hagg: 'Zaherel-fesâdu fil-berri vel-bahri bimâ kesebet eydinnâs'.

Fe-ezhirillâhumme lenâ veliyyeke vebne binti nebiyyik, el-musemmâ bi-ismi resûlik, hattâ lâ yezfere bi-şey'in minel-bâtılı illâ mezzegah, ve yuhiggel-hagga ve yuhaggigah. Vec'alhullâhumme mefze'an li-mezlûmi ibâdik, ve nâsiren li-men lâ yecidu lehû nâsiran ğayrek, ve muceddiden li-mâ uttile min ahkâmi kitâbik, ve muşeyyiden li-mâ verede min a'lâmi dînik ve suneni nebiyyik sallallâhu aleyhi ve âlih. Vec'alhullâhumme mimmen hassantehû min be'sil-mu'tedîn.

Allâhumme ve surre nebiyyeke Muhammeden sallallâhu aleyhi ve âlihî bi-ru'yetih, ve men tebi'ahû alâ da'vetih, verhemistikânetenâ ba'deh. Allâhummekşif hâzihil-ğummete an hâzihil-ummeti bi-huzûrih, ve accil lenâ zuhûreh, innehum yerevnehû ba'îdâ ve nerâhu garîbâ, bi-rahmetike yâ erhamer-râhimîn.

(Üç kere elini dizine vurarak): El-Acel, el-Acel; yâ Mevlâye yâ Sâhibez-Zemân!

Ahd Duası Anlamı

Allah’ım! Ey yüce nurun Rabbi! Ey yüksek kürsünün Rabbi! Ey kaynayan denizin Rabbi! Tevrat, İncil ve Zebur’u indiren! Ey gölgenin ve sıcak güneşin Rabbi! Ey yüce Kur’an’ın Rabbi! Ey mukarreb meleklerin, peygamberlerin ve elçilerin Rabbi! Allah’ım! Kerim ismin hürmetine, her şeyi nurlandıran yüzünün nuru ve kadim mülkün hürmetine senden istiyorum. Ey diri, ey kayyum! Göklerin ve yerin kendisiyle ışıklandığı ismin hürmetine, öncekilerle sonrakileri kendisiyle ıslah ettiğin isminin hakkı için senden istiyorum. Ey her diriden önce diri! Ey her diriden sonra diri! Ey hiçbir diri olmadığı zaman diri olan! Ey ölüleri dirilten! Ey dirileri öldüren! Ey kendisinden başka ilah olmayan diri!

Allah’ım! Hidayet edici, hidayet üzere olan ve senin emrine kıyam edici İmam olan mevlamıza —rahmetin onun ve tertemiz babalarının üzerine olsun— yeryüzünün doğularındaki ve batılarındaki, çölündeki ve dağındaki, karasındaki ve denizindeki bütün mümin erkek ve kadınlardan, benden ve ana-babamdan Allah’ın arşının ağırlığınca, kelimelerinin çekimince, ilminin sayımın ve varlık kitabının kapsamınca rahmet eyle.

Allah’ım! Ben, bugünün sabahında ve yaşadığım sürece onun üzerimdeki ahdini, akdini ve biatini yeniliyorum; hiçbir zaman ondan vazgeçmeyeceğim ve onu zail etmeyeceğim. Allah’ım! Beni onun ensarından ve yardımcılarından, onu savunanlardan, hacetlerini yerine getirmeye koşanlardan, emirlerine itaat edenlerden, onu destekleyenlerden, isteği doğrultusunda diğerlerinden öne geçenlerden ve huzurunda şehadete erişenlerden eyle.

Allah’ım! Eğer benimle onun arasında kulların için kesin kıldığın ve takdir ettiğin ölüm engel oluşturursa; beni kefenimi giyinmiş, kılıcımı kınından çıkarmış, mızrağımı elime almış bir şekilde, hakka davet edenin şehirde ve çöldekilere yönelen davetine 'lebbeyk' diyerek mezarımdan dışarı çıkar.

Allah’ım! O değerli yüzü ve beğenilmiş parlaklığı bana göster. Ona bir bakışla gözüme nur sürmesi sür. Zuhurunu çabuklaştır, çıkışını kolaylaştır, yolunu genişlet, beni onun aydınlık yolunda yürüt, emrini geçerli kıl ve sırtını güçlendir. Allah’ım! Onunla beldelerini bayındırlaştır ve kullarını dirilt. Sen buyurdun ki —senin sözün haktır—: 'İnsanların kendi elleriyle yaptıkları yüzünden karada ve denizde fesat zuhur etti.'

Allah’ım! O halde her batıla karşı zafere ulaşması ve onu yok etmesi, hakkı sabit kılması ve ayakta tutması için senin velin, Peygamberinin ismiyle adlanan ve Peygamberinin kızının oğlunu bize göster. Onu, zulme uğrayan kullarının sığınağı, senden başka kendisine yardımcı bulamayanın yardımcısı, kitabının uygulanmayan hükümlerini yenileyici, dininin şiarlarını ve Peygamberinin —Allah’ın rahmeti onun ve Ehl-i Beyti’nin üzerine olsun— sünnetlerini sağlamlaştırıcı kıl. Allah’ım! Onu zalimlerin kötülüklerinden koruduğun kimselerden eyle.

Allah’ım! Peygamberin Muhammed’i —Allah’ın rahmeti onun ve Ehl-i Beyti’nin üzerine olsun— onu ve onun davetini izleyenleri görmekle sevindir ve ondan sonraki bizim çaresiz halimize merhamet eyle. Allah’ım! Onun huzuruyla bu kederi bu ümmetten gider. Muhaliflerinin uzak gördüğü, bizim ise yakın gördüğümüz zuhurunu çabuklaştır; merhametinin hakkı için ey merhametlilerin en merhametlisi!

(Üç kere el dize vurularak söylenir): Çabuk gel, çabuk gel; ey mevlam, ey Zamanın Sahibi!

Ahd Duası Hangi İsimlerle Bilinir?

Bu dua kaynaklarda ve halk arasında şu adlarla da anılır: Ahd Duası, Dua-i Ahd, İmam Mehdi Biat Duası, دعاء العهد.